Hipnoz ve Otohipnozun Cinsel Sorun Alanlarında Kullanımı

Cinsellik; bedensel işlevlerin yanı sıra duygu, düşünce, dikkat, öğrenilmiş tepkiler, ilişki dinamikleri ve kişinin kendisiyle ilgili algısından etkilenen çok boyutlu bir yaşam alanıdır. Bu nedenle cinsel sorunların nedenleri yalnızca fiziksel veya yalnızca psikolojik olarak değerlendirilmemelidir. Günümüzde kabul gören yaklaşım, cinsel işlevleri biyolojik, psikolojik ve ilişkisel etkenlerin birlikte şekillendirdiği yönündedir.

Hipnoz ve otohipnoz; özellikle kaygı, ağrı beklentisi, performansa aşırı odaklanma, kaçınma davranışları ve olumsuz öğrenilmiş tepkilerin sorunun devamında rol oynadığı durumlarda psikoterapi sürecini destekleyebilecek yöntemlerdir. Bununla birlikte hipnoterapi, cinsel sorunlarda tıbbi değerlendirme ve kanıta dayalı tedavilerin yerine geçen tek başına bir tedavi olarak görülmemelidir.

Hipnoz cinsel işlevler üzerinde nasıl çalışabilir?

Hipnoz; kişinin dikkatini belirli bir deneyime yoğunlaştırdığı, dış uyaranların görece geri planda kaldığı ve terapötik telkinlere yanıt verme kapasitesinin artabildiği özel bir odaklanma durumudur. Kişi hipnoz sırasında bilincini veya iradesini kaybetmez; sürece gönüllü olarak katılır ve kontrolünü korur.

Cinsel sorun alanlarında hipnozun çalışma hedefleri şunları içerebilir:

  • Performans kaygısını ve başarısız olma korkusunu azaltmak,
  • Bedensel duyumların tehdit yerine güven ve yakınlıkla ilişkilendirilmesini desteklemek,
  • Ağrı beklentisi ve kaçınma döngüsü üzerinde çalışmak,
  • Cinsel deneyim sırasında dikkatin sürekli “başarılı olacak mıyım?” düşüncesine yönelmesini azaltmak,
  • Olumsuz beden algısı ve yetersizlik düşüncelerini yeniden değerlendirmek,
  • Gevşeme ve öz düzenleme becerilerini geliştirmek,
  • Kişinin bedensel duyumlarını daha yargısız biçimde fark etmesini sağlamak,
  • Çiftler arasındaki güven, iletişim ve yakınlık çalışmalarını desteklemek.

Buradaki amaç kişiye doğrudan “işlev göstereceksin” şeklinde telkin vermek değildir. Daha gerçekçi amaç; cinsel tepkiyi engelleyen kaygı, dikkat, ağrı, kaçınma ve olumsuz beklenti döngülerinin kişiye özel biçimde ele alınmasıdır.

Kadın cinselliğinde hangi sorunlarda kullanılmaktadır?

Vajinismus ve penetrasyonla ilişkili korku

Vajinismus olarak bilinen ve güncel sınıflandırmalarda genito-pelvik ağrı/penetrasyon bozukluğu kapsamında değerlendirilebilen sorunlarda; penetrasyon beklentisi yoğun korku, istemsiz kasılma, kaçınma ve ağrı beklentisiyle birleşebilir.

Fuchs’un 1980 yılında yayımlanan çalışmasında 71 kadın, hipnotik duyarsızlaştırma yöntemleriyle takip edilmiştir. Çalışmanın bir yönteminde katılımcılar hipnoz altında giderek zorlaşan yakınlık durumlarını zihinsel olarak canlandırmış; diğer yöntemde ise otohipnoz, aşamalı duyarsızlaştırma ve genişleticiler birlikte kullanılmıştır. Araştırmacı, 18 katılımcının 16’sında ve diğer yöntemi kullanan 54 katılımcının 53’ünde olumlu sonuç bildirmiştir. Bununla birlikte çalışma eski tarihlidir ve hipnoz; aşamalı maruz bırakma, genişletici kullanımı ve partner katılımıyla birlikte uygulanmıştır. Bu nedenle elde edilen sonuçları yalnızca hipnoza bağlamak bilimsel açıdan doğru değildir (Fuchs, 1980).

Günümüzde bu tür sorunlarda kadın hastalıkları ve doğum değerlendirmesi, pelvik taban fizyoterapisi, psikoterapi, cinsel terapi ve gerektiğinde çift çalışması gibi yöntemlerin birlikte planlanması önemlidir.

Vulvodini, vestibülodini ve cinsel ilişki sırasında ağrı

Pukall ve arkadaşlarının 2007 tarihli ön çalışmasında, vulvar vestibülit sendromu—günümüzde sıklıkla provokasyonla ortaya çıkan vestibülodini olarak adlandırılan durum—yaşayan sekiz kadın altı hipnoterapi seansına katılmıştır. Tedavi sonrasında jinekolojik muayene sırasındaki ağrıda ve cinsel ilişkiyle bağlantılı bazı ağrı ölçümlerinde anlamlı azalmalar; genel cinsel işlev ve özellikle cinsel doyumda artış bildirilmiştir.

Ancak bu araştırmanın yalnızca sekiz katılımcıyla yapılması ve kontrol grubunun bulunmaması, sonuçların ön bulgu olarak değerlendirilmesini gerektirir (Pukall ve ark., 2007).

Hipnoz bu alanda ağrı algısı, ağrıya yönelen yoğun dikkat, felaketleştirici düşünceler, pelvik kaslardaki gerilim ve ağrı beklentisi üzerinde çalışmayı destekleyebilir. Buna karşılık vulvar ağrının enfeksiyon, dermatolojik hastalık, hormonal değişiklik, sinir hassasiyeti veya pelvik taban sorunları gibi olası nedenleri öncelikle hekim tarafından değerlendirilmelidir.

Menopoz sonrası cinsel işlev sorunları

Johnson ve arkadaşları tarafından 2016 yılında yayımlanan randomize kontrollü araştırmada, menopoz sonrası kadınlarda beş haftalık hipnotik gevşeme terapisinin cinsel işlev üzerindeki etkileri incelenmiştir. Hipnotik gevşeme grubunda, dikkat kontrol grubuna kıyasla cinsel haz ve rahatsızlık ölçümlerinde anlamlı iyileşmeler görülmüş; toplam cinsel işlev puanındaki gelişmenin 12. haftadaki takipte de sürdüğü bildirilmiştir.

Cinsel işlev bu araştırmanın ikincil sonuç ölçütlerinden biri olduğu için bulgular umut verici olmakla birlikte daha fazla araştırmayla desteklenmelidir (Johnson ve ark., 2016).

Menopoz döneminde cinsel isteksizlik, vajinal kuruluk, ağrı, uyku sorunları, beden algısı ve hormonal değişiklikler bir arada bulunabilir. Bu nedenle hipnoterapi, tıbbi değerlendirme ve gerekli tedavilerle birlikte destekleyici bir yöntem olarak düşünülmelidir.

Sürekli genital uyarılma bozukluğu

Elkins ve arkadaşlarının yayımladığı bir vaka çalışmasında, sürekli genital uyarılma bozukluğu yaşayan 71 yaşındaki bir kadın dokuz hipnoterapi seansıyla takip edilmiştir. Takip değerlendirmesinde belirtilerin yoğunluğu, kaygı, depresif belirtiler, uyku, yaşam kalitesi ve evlilik üzerindeki olumsuz etkilerde iyileşme bildirilmiştir.

Bu çalışma yalnızca tek bir vakaya dayandığı için hipnoterapinin bu bozuklukta etkili bir tedavi olduğu sonucuna varılamaz. Yalnızca ileri araştırmalar için dikkat çekici bir klinik gözlem sunmaktadır (Elkins, Ramsey ve Yu, 2014).

Cinsel istek, uyarılma ve orgazm sorunları

Kadınlarda düşük cinsel istek, uyarılma güçlüğü ve orgazm sorunları; hormonal durum, kullanılan ilaçlar, depresyon, kaygı, ilişki sorunları, ağrı, beden algısı, geçmiş olumsuz deneyimler ve kişinin cinsellikle ilgili öğrenmeleri gibi pek çok değişkenden etkilenebilir.

Hipnoterapi bu sorunlarda doğrudan ve kanıtlanmış bir tedavi olarak sunulmamalıdır. Bununla birlikte tıbbi bir engel bulunmadığı ve psikolojik etkenlerin rol oynadığı uygun kişilerde cinsel isteği baskılayan kaygı ve suçluluk duyguları, bedene ve cinsel duyumlara yabancılaşma, sürekli kendini izleme, orgazm olma zorunluluğu, geçmiş olumsuz öğrenmeler ve yakınlık sorunları üzerinde psikoterapiyi destekleyebilir. Bu alanlardaki hipnoza özgü araştırmalar sınırlı olduğundan kesin sonuç veya başarı vaadinde bulunulmamalıdır.

Erkek cinselliğinde hangi sorunlarda kullanılmaktadır?

Psikolojik etkenlerle ilişkili sertleşme sorunu

Erkek cinselliğinde hipnoz üzerine en dikkat çekici çalışmalar, organik bir neden belirlenemeyen veya psikolojik etkenlerin ön planda olduğu sertleşme sorunlarıyla ilgilidir.

Aydın ve arkadaşlarının 1996 yılında yayımlanan çalışmasında, organik neden saptanmayan cinsel işlev sorunu bulunan 79 erkek farklı uygulama gruplarına ayrılmıştır. Hipnotik telkin grubunda yüzde 80 oranında iyileşme bildirilirken plasebo grubundaki oran yüzde 39 olmuştur. Araştırmacılar, çalışmada hipnozun plaseboya üstün görünen tek uygulama olduğunu belirtmiştir (Aydın ve ark., 1996).

Aynı araştırma grubunun 1997 tarihli başka bir çalışmasında hipnotik telkin uygulanan erkeklerde yüzde 75, plasebo grubunda ise yüzde 43–47 arasında iyileşme bildirilmiştir. Bununla birlikte araştırmanın örneklemi küçüktür ve yazarlar daha kapsamlı çalışmalara ihtiyaç bulunduğunu vurgulamıştır (Aydın ve ark., 1997).

Hipnoterapi özellikle “yine başarısız olacağım” biçimindeki beklenti kaygısı, cinsel deneyim sırasında sertleşmeyi sürekli kontrol etme, önceki olumsuz deneyimlerin zihinsel olarak tekrar edilmesi, partneri hayal kırıklığına uğratma korkusu, yoğun stres ve cinselliğin bir performans sınavı olarak algılanması üzerinde çalışmayı destekleyebilir.

Sertleşme sorunu kalp-damar hastalıkları, diyabet, hormonal bozukluklar, nörolojik hastalıklar veya ilaçlarla ilişkili olabileceğinden öncelikle ürolojik ve gerekli görüldüğünde kardiyolojik değerlendirme yapılmalıdır. Amerikan Üroloji Derneği de sertleşme sorununun kapsamlı tıbbi, cinsel ve psikososyal öyküyle değerlendirilmesini önermektedir (AUA Sertleşme Bozukluğu Kılavuzu).

Erken boşalma

Erken boşalmada kaygı, aşırı uyarılmışlık, dikkatin kontrol kaybına yönelmesi ve önceki olumsuz deneyimler sorunun sürmesine katkıda bulunabilir. Hipnoz ve otohipnoz; gevşeme, bedensel duyumların fark edilmesi, uyarılma düzeyini tanıma ve performans kaygısını azaltma çalışmalarına yardımcı olabilir.

Ancak erken boşalma üzerinde hipnozun etkisini gösteren yeterli sayıda güçlü ve kontrollü klinik araştırma bulunmamaktadır. Bu nedenle hipnoz, erken boşalmanın kanıtlanmış tek tedavisi olarak sunulmamalıdır. Ürolojik değerlendirme, psikoseksüel terapi, davranışsal uygulamalar ve gerektiğinde hekim tarafından planlanan tıbbi seçenekler birlikte değerlendirilmelidir (AUA/SMSNA Boşalma Bozuklukları Kılavuzu).

Geç boşalma, orgazm güçlüğü ve cinsel isteksizlik

Erkeklerde geç boşalma, orgazm olamama ve cinsel istekte azalma; kullanılan ilaçlar, hormonal sorunlar, nörolojik durumlar, depresyon, ilişki sorunları, yoğun özdenetim, performans baskısı ve cinsellikle ilgili çatışmalarla bağlantılı olabilir.

Hipnoterapi, uygun kişilerde kaygıyı azaltmak, dikkati bedensel duyumlara yönlendirmek ve katı performans beklentilerini yeniden değerlendirmek amacıyla kullanılabilir. Bununla birlikte bu sorunlarda hipnoza özgü bilimsel kanıtlar oldukça sınırlıdır. Öncelik, sorunun altında yatan biyolojik, psikolojik ve ilişkisel etkenlerin ayrıntılı biçimde değerlendirilmesidir.

Otohipnozun rolü nedir?

Otohipnoz, kişinin terapist eşliğinde öğrendiği odaklanma, zihinsel canlandırma, gevşeme ve kişiye özel telkinleri kendi başına uygulamasıdır. Amaç terapiste bağımlı hâle gelmek değil, kişinin öz düzenleme becerisini güçlendirmektir.

Cinsel sorun alanlarında otohipnoz şu hedeflerle kullanılabilir:

  • Cinsel yakınlık öncesinde kaygıyı düzenlemek,
  • Bedensel gerginliği azaltmak,
  • Ağrı korkusu ve kaçınma döngüsü üzerinde çalışmak,
  • Dikkati performanstan haz, temas ve yakınlığa yönlendirmek,
  • Terapide geliştirilen olumlu becerileri günlük yaşamda tekrar etmek,
  • Bedensel duyumlara daha güvenli ve yargısız yaklaşmak.

Fuchs’un vajinismus çalışmasında otohipnoz, aşamalı duyarsızlaştırma ve genişletici uygulamalarıyla birlikte kullanılmıştır. Bu örnek, otohipnozun tek başına mucizevi bir yöntem olmadığını; planlı bir psikoterapi ve gerektiğinde tıbbi veya fizyoterapötik uygulamalarla bütünleştiğinde anlam kazandığını göstermektedir.

İnternetten bulunan genel otohipnoz kayıtları, kişiye özel değerlendirme ve terapi yerine geçmez. Özellikle cinsel travma öyküsü, yoğun ağrı, dissosiyatif belirtiler veya nedeni belirlenmemiş cinsel işlev değişiklikleri bulunan kişilerin profesyonel değerlendirme almadan kendi kendine yoğun hipnotik çalışmalar yapması uygun değildir.

Önemli not: Bu yazı bilgilendirme amacı taşır. Hipnoterapi; hekim muayenesi, tıbbi teşhis veya gerekli tıbbi tedavilerin yerine geçmez. Ani başlayan, ağrı, kanama, uyuşma, genital bölgede değişiklik, hormonal belirti veya kalıcı işlev kaybıyla birlikte seyreden durumlarda öncelikle ilgili uzman hekime başvurulmalıdır.

Kaynakça

Aydın, S., Odabaş, Ö., Ercan, M., Kara, H. ve Ağargün, M. Y. (1996). Efficacy of testosterone, trazodone and hypnotic suggestion in the treatment of non-organic male sexual dysfunction. British Journal of Urology, 77(2), 256–260. PubMed kaydı

Aydın, S., Ercan, M., Çaskurlu, T. ve arkadaşları. (1997). Acupuncture and hypnotic suggestions in the treatment of non-organic male sexual dysfunction. Scandinavian Journal of Urology and Nephrology, 31(3), 271–274. PubMed kaydı

Elkins, G. R., Ramsey, D. ve Yu, Y. (2014). Hypnotherapy for persistent genital arousal disorder: A case study. International Journal of Clinical and Experimental Hypnosis, 62(2), 215–223. PubMed kaydı

Fuchs, K. (1980). Therapy of vaginismus by hypnotic desensitization. American Journal of Obstetrics and Gynecology, 137(1), 1–7. PubMed kaydı

Johnson, A. K., Johnson, A. J., Barton, D. L. ve Elkins, G. R. (2016). Hypnotic relaxation therapy and sexual function in postmenopausal women: Results of a randomized clinical trial. International Journal of Clinical and Experimental Hypnosis, 64(2), 213–224. PubMed kaydı

Pukall, C. F., Kandyba, K., Amsel, R., Khalifé, S. ve Binik, Y. M. (2007). Effectiveness of hypnosis for the treatment of vulvar vestibulitis syndrome: A preliminary investigation. Journal of Sexual Medicine, 4(2), 417–425. PubMed kaydı

Scroll to Top