Resmi kayıtlarda hipnoz altında ilk diş çekimi Fransa’da 1937 yılında gerçekleşmiştir. Aradan geçen 75 yıl süresince hipnozun etki sahası genişlerken diş hekimliğinde tedavi çeşitliliği de artmıştır. Hipnozun diş hekimliğinde kullanımı “hipnodonti” olarak adlandırılır. Daha çok, geçmişinde diş hekimiyle ilgili kötü anısı olan kişilerde görülen ve kişilerin ağız/diş sağlığını tehlikeye atan dişçi fobisi, diş hekimliğinde hipnoz, bağlamında ilk sırada yer almakta.
[Devamını oku…] hakkındaDiş Hekimliğinde Hipnozun KullanımıBlog
Tırnak Yeme, Parmak Emme, Saç Yolma, Tikler vb. Davranışlarda Hipnoterapi
Tırnak yeme, parmak emme, saç yolma gibi davranış bozuklukları ve tikler (otomatik hareketler) büyük oranda çocukluk döneminde oluşan davranış sapmalarıdır. Bu davranışlar belirli dönemlerde kaybolup ilerleyen yaşlarda tekrar edebilirken bazen farklı şekillerde ortaya çıkabilmektedir. Bunlar belli oranda ergenlerde, az da olsa yetişkinlerde görülmektedir.
Çocuklukta oluşan bu davranış bozuklukları ilerleyen yaşla birlikte kişinin geliştirdiği duygusal, sosyal donanımlar ve beceriler sayesinde üstesinden gelinerek geride bırakılır.
Kişi (çocuk/ergen) duygusal yaşantıları sonucu, baş edemediği duyguları bastırmakta ve bu noktada bazı davranış bozukluklarını bunun aracı olarak ortaya çıkarabilmektedir. Bu istemsiz ve kontrol edilemeyen davranış bozukluklarının temelinde bilinçaltı yapının duygusal dengeyi sağlama çabası yatar.
Tırnak Yeme Gibi Alışkanlıklar Neden Oluşur?
Biliyoruz ki bilinçaltı yapının bilinçli zihin yapısından çok farklı bir mantık/muhakeme anlayışı vardır. Duygusal tatmin ekseninde meydana gelen bu hareketlerin temelinde güvensizlik, onaylanma, kabul görme ihtiyacı, yoksunluk duygusu, korku, öfke, endişe vb. duygular yatar.
Bilinçaltı yapı en kısa yoldan tırnak yeme, parmak emme ya da tikler yoluyla bu ihtiyaçları geçici ve anlık olarak bir anlamda temin-telafi etmeye çalışır. Kişi anlık tatmin yaşadıkça da bir süre sonra bu alışkanlığını pekiştirir.
İradi olarak bu hareketleri bırakma çabasına girdikçe, bilinçaltı zihinde o oranda ağırlığını ortaya koyarak hareketi korur hatta geliştirir. Duygusal sebepler dışındaki diğer sebep ise çocukluk çağında model alınan ve bu hareketleri sergileyen aile bireyleri ya da arkadaşlar olabilmektedir. Fakat bu yolla öğrenilmiş hareketler modelden uzaklaşılması sonucu gerilemeye ve unutulmaya yüz tutar.
Görüldüğü üzere duyguya bağlı olarak bir tür hareket bağımlılığı mekanizması gelişir. Çocukluk döneminde aile çocuğuyla olumlu, doyurucu ilişkiler kurabilirse bu davranışlar bir süre sonra söner.
Tırnak Yeme ve Benzeri Alışkanlıklar Nasıl Giderilir?
Eğer bahsini ettiğimiz davranış bozuklukları bir şekilde ergenlik ya da yetişkinlik dönemine taşınmışsa profesyonel yardım alınmalıdır. Hipnozla bilinçaltı düzeyde, ilk etapta bu davranışın yerine doğal bir hareket ikame edilebileceği gibi soruna yol açan olayla ve kişiyle ilgili yapılacak duygu çalışması da çözümü sağlar.
Kişi yine programlama telkinleriyle duygusal olarak desteklenir ve algı değişikliği oluşturulur. Hipnozla oluşturulan davranış değişikliği bilinçaltı düzeyde kendisini oluşturduğu için kalıcı sonuçlar sağlar. Değişim Hipnoterapi sonuç odaklı destek ve çözümler sunmaktadtır.
Hipnozla Doğal ve Rahat Doğum
Kadınların doğumla ilgili algılarını şekillendiren baskın bir takım kültürel kodlamalar vardır.
Öyle ki doğal bir olay olan doğum bu sayede acıyla, sancıyla, neredeyse hastalıkla anılır olmuştur. Doğumun doğallığının en büyük kanıtı ilkel toplumlardaki kadınların doğum sırasında yaşadıkları rahatlıktır.
“Kodlamalar”dan kastımız küçük yaşlardan itibaren maruz kalınan negatif telkinlerdir. Dokuz doğurmak ifadesi bir işin zorluğuna işaret eden bir deyim ve aynı zamanda bir telkindir. Bir kız çocuğunun küçük yaşlardan bu yana doğumla ya da cinsellikle ilgili duyduğu hikayeler, izlediği filmler vb. bunlar bilinçlaltı zihin için çok tehditkardır.
Hepimiz özellikle eski Türk filmlerindeki bol çığlıklı doğum sahnelerini hatırlarız. İleriki yaşlarda kadınlar, doğumdan korkar hale gelebildiği gibi bir başka kadın cinsellikle ilgili abartılı ve geçek dışı hikayelerin etkisiyle vajinismus sorunu yaşayabilmektedir. İşte telkinin gücü! Bilinçaltı yapı tehdit olarak algıladığı her şeye karşı kendisini korumaya almaya meyillidir, zira doğasında hayatta kalma refleksi vardır.
Hipnoz gerçek dışı şartlanmaları; korkuyu, kaygıyı, endişeyi, acı algısını ve beklentisini kaldırarak, kadını zihnen ve bedenen doğal ve rahat doğuma hazır hale getirir. Hipnozla doğal ve rahat doğum konsepti yurtdışında oldukça yaygındır. Umarız yöntem doğal olmayan doğum yöntemlerine ciddi bir alternatif teşkil eder. Zira hem annenin hem de bebeğin sağlığı açısından doğal doğum tartışılmazdır. Şimdi hipnozla doğumun avantajlarına göz atalım:
Hipnozla Doğumun Avantajları
- Doğal ve rahat bir doğum imkanı,
- Doğum süresinin kısalması,
- Anne adayının bilincinin açık olması,
- Doğumdan hemen sonra bebeğini kucağına alabilmesi,
- Doğumdan sonra da kendini güçlü ve iyi hissetmesi,
- Doğum sonrasında da devam eden rahatlık ve ağrısızlık,
- Doğum sonrası iyileşme ve toparlanmanın hızlı olması,
- Doğum sonrası depresyon riskinin oldukça azalması.
Bruksizm’de (Uykuda Diş Gıcırdatma) Hipnoz
Hipnoz Diş Gıcırdatma Sorununda Hayati Role Sahip
Ağrısız bir çeneyle dinlenmiş uyanmak!
Nedir? Bruksizm Yunanca da gıcırdatma anlamına gelen “brygmos” kavramından gelmektedir. Gece uykusunda alt çene dişlerinin kuvvetli bir şekilde üst çene dişlerine sürtünmesi ile kendisini gösterir. Dağılımında cinsiyetin ayırt edici bir rolü yoktur.
Bu fiziksel semptomun iki şeklinden bahsedebiliriz; uykuda diş gıcırdatma ve sıklığı seyrekte olsa uyanıkken diş gıcırdatma.
Kişinin diş gıcırdatma sorunun altında anatomik bir neden yoksa bu semptomun psikolojik kökeninden bahsedebiliriz. Vakaların büyük kısmının psikolojik olduğunu belirtebiliriz.
Araştırmalar; Daha çok anket çalışmalarına dayanan araştırma verilerinde stres, endişe ve kaygı durumlarının bruksizmin nedeni olduğu ortaya konmuştur. Kişinin baş etmeye çalıştığı psikolojik soruna karşı bilinçaltı bu otomatik hareketle kişinin bir anlamda duygusal gerilimini azaltmaya çalışır. Temelde bir psikolojik sorun varsa uygulanan mevcut tedavi yöntemleri (Splint, botoks, ilaç vb..) tam ve kesin bir çözüm ortaya koyamamaktadır.
Sebep; Bu sorunu yaşayan kişilerin geçmiş yaşantılarıyla ilgili öfke birikimleri taşıdıklarını görebilmekteyiz. Kişinin günlük hayatında karşılaştığı güncel stres faktörlerinin de sorunun oluşumunda rol oynadığını söyleyebiliriz. Bilinçaltı zihin öfkeyi, kızgınlığı, gerilimi ya da suçluluğu bu yolla boşaltmaya, telafi etmeye çalışmaktadır.
Sonuçlar; Bu sorunu yaşayan kişiler nitelikli uykudan mahrumdurlar. Sabah çene eklemlerinde ağrıyla uyanırlar, baş ve kulak ağrısı da çekebilirler. Dişlere yapılacak olan tedaviler tehlikeye girer. Mevcut dişlerde de sürtünmeye bağlı olarak yapısal bozulma ve aşınmalar yaşanır.
Terapi Süreci; Hipnoterapiyle kişide soruna karşı yeni ve farklı bir algı oluşturularak bilinçaltı zihin programlanır. Bu, sorunun daha temelden ve köklü bir yaklaşımla ele alınmasıdır. Sorunla ilgili yaşanan duygu boşalımının (katarsis) bile tek başına yeterli olduğu durumlar vardır. Hülasa bruksizm bir semptomik sonuçtur. Temelinde ise büyük oranda duygusal birikim ve onun gerilimi vardır. Yapılan araştırmalarda ( Patterson F. 2003) hipnoterapi sorunu ortadan kaldırma noktasında %70- 72 oranında başarılı olmuştur. Başarı oranını belirleyen birçok faktör vardır. Bu faktörler yerine getirildiğinde bu oranın Değişim Hipnoterapi olarak daha yukarıya çıkabileceğini söyleyebiliriz.
Alışveriş Bağımlılığı
Tüm bağımlılıklar; bağımlı olunan nesneler veya eylemler üzerinden doyurulmaya çalışılan duygulara hizmet eden tali yollardır. Yani duygularımızı kontrol etmeye yönelik girdiğimiz yanlış yollar.
Yüzleşmekten, sorumluluk almaktan bizi alıkoyarlar. O nesneye ya da eyleme başvurduğumuzda geçici bir süre rahatlarız fakat o geçici tatminden sonra tekrar her şey aynıdır. Suçluluk, pişmanlık, kızgınlık, çaresizlik, mutsuzluk vb…
Stanford Üniversitesi tarafından yapılan araştırmaya göre Amerika’da kadınların yüzde 6’sı, erkeklerin ise yüzde 5.5’i alışveriş bağımlısı. Erkekler daha çok elektronik cihazlar, CD, kitap, kamera, fotoğraf makinasına ilgi gösterirken kadınlar çanta, makyaj malzemesi, takı ve ev araç gereçlerine ilgi göstermektedirler. Bu bağımlılık ilk olarak 19. yüzyılda teşhis edilmiş ve günümüz modern tüketim toplumunda hızla artmaktadır. Teknolojik imkanların da bağımlılığı artıran bir unsur olduğu bilinen bir gerçektir.
Alışveriş bağımlılığının temel kriterleri
Kişinin kendisini iyi hissetmesi için, hiç ihtiyacı olmadığı halde, borçları olduğu halde (kişi zengin de olabilir) bu ölçüsüz harcamalardan ötürü yakın çevresiyle huzursuzluklar yaşadığı halde, türlü bahanelerle alışveriş yapmak ve bu alışverişlerden alınanları neredeyse hiç kullanmamak üzere evin bir tarafına atmaktır. Alışverişten aldığınız haz yerini bir süre sonra suçluluğa, pişmanlığa terk ediyorsa ve aldıklarınızı başkalarına hediye etmenin yollarını arıyorsanız bu bağımlılıkla burun buruna olduğunuzu söyleyebiliriz.
Soru şu, bu tutkulu eylem temel olarak ya da nelere hizmet etmektedir? Alışveriş derin zihindeki hangi boşluğun bir telafisi? Bu eylem içeride hangi duygu ya da duyguları perdelemektedir?
Soruların cevapları bilinçaltı zihnin kapılarının arkasında, bir metod dahilinde, bu sorulardan geçen düzelme çabaları kişiyi çözüme ulaştırır. Çözüm, sorunu kabul etmekle ve çözüme yönelik etkin bir şekilde hareket etmekle başlıyor. Değişim Hipnoterapi profesyonel desteği ile sizlerle çözüm odaklı bir hizmet sunmaktadır.
Uyku Bozuklukları ve Hipnoz
Uyku bozuklularında “insomnia” olarak isimlendirilen uykuya geçememe durumunun yaygınlığına rağmen burada birbirinden farklı uyku sorunları söz konusu olabilmektedir.
Uykuya bilinçli zihnimizin tamamen dışında yer alan bir bilinçaltı tepkisi olarak bakabiliriz. Uyku, bedenin ve zihnin dinlendiği kendini yenilediği bir süreçtir. Uyku araştırmaları bize uyku bozukluklarının (uykusuzluk, çok uyuma, uyurgezerlik, uykuda inleme, çeşitli uyku sendromları) daha çok psikolojik sebeplere bağlı geliştiğini ortaya koymuştur.
Uykuyla uyanıklık arasında yer alan bir durum olarak ta tanımlanan hipnoz, hipnotik trans, bir çok uyku bilimci tarafından uyku araştırmaları için kullanılmıştır. Her ne kadar hipnoz ve uyku birbirinden çok ayrı durumlar olsa da; gevşeme, nabzın ve solunumun oldukça seyrelmesi onu uykuya yakın tutan belirtilerdir.
Değişim Hipnoterapi ile Uyku Bozukluklarınıza Çözümler Sunmaktayız!
Bazı kişiler hayatlarındaki streslerin etkisiyle bendensel olarak gevşemeyi unutmuş gibidir. Bilimsel olarak boyun ve omuz kaslarınızı gevşetmeden uykuya dalamazsınız. Hipnoz fiziksel ve zihinsel rahatlama imkanı sağlayarak kişilerin uykuya geçmelerinde oldukça faydalı olmaktadır. Hipnozun uyku sorunları alanında kullanımı; hipnoanalitik yaklaşımı, hipnozla stres yönetimini, bilinçaltı programlamayı ve oto hipnozu içerir.
Hipnotik prosedür sorunun aşılmasında kişilere önemli imkanlar sunmaktadır. Değişim Hipnoterapi sizlere hipnoterapinin kişiler üzerinde fiziksel ve ruhsal yararlarına ek olarak uyku bozukluklarında da kalıcı ve kesin çözümler sunmaktadır.
